Showing posts with label yerli sermaye. Show all posts
Showing posts with label yerli sermaye. Show all posts

Monday, January 1, 2007

KOBİ’leri e-ticarete taşıyor


Papinet’in e-ticaret çözümü Neticaret, KOBİ'lerin hızlı, kolay ve ekonomik bir şekilde e-ticarete adım atmalarını sağlıyor. Bu paketin özelliklerini, e-ticarete taşıdığı müşterileri anlatıyor:Markaal: İnternet uygulamalarının hızla gelişmesi ve pazardaki büyümeye öncülük etmesiyle, profesyonel anlamda e-ticaret altyapılarına duyulan ihtiyaç her geçen gün artıyor. Ülkemizde yaşadığımız onca krize rağmen e-ticaret hacminde katlamalı artışlar yaşanıyor. Bundan üç-dört yıl öncesinde, bu alanda gerçek anlamda faaliyet gösteren e-ticaret market sayısı dördü, beşi geçmezken, bugün bu sayı, 100’lerle ifade ediliyor. Neticaret, kurmuş olduğu sistemle, e-ticaret sektörüne bir dinanizim sağladı ve bu sektöre rekabet (son kullanıcıya düşük fiyat) ve kalite (müşteri memnuniyeti) zorunluluğu getirdi.

Mehmet BERRAK/www.markaal.comSpotsatış:

Neticaret sistemini yaklaşık sekiz aydır kullanıyoruz. Bundan önce kendimizin yapmış olduğu web sayfasını kullanıyorduk. Bu sistemle tanıştıktan sonra, bir web sayfası hem de online satış yapan bir web sayfası için onlarca eleman istihdam etme gereksinimiz ortadan kalktı. Ayrıca bünyemizde maliyetleri yüksek olan mühendis ve yazılımcı bulundurmamız da gerekmiyor. Sitemizde şu an 5 bine yakın ürün var. Bunların fiyatlarını güncellememiz, Neticaret sistemi sayesinde 10 dakika alıyor. Biz, bu sistemi kullanmaktan mutluyuz. Kendimize rakip yaratacak ama tavsiye de ederiz. Rekabet, kaliteyi de yanında getirir.

Ahmet KARAER/www.spotsatis.comNorma Bilgisayar:

Yaklaşık beş yıldır e-ticaret yapan bir firmayız. Bu süreçte üç farklı firmadan e-ticaret çözümü aldık. Fakat sürekli sorunlarımız oldu. Bundan bir buçuk yıl kadar önce Neticaret’i duydum. Sistem hakkında detaylı inceleme yaptım ve niteliklerini yeterli bulup hemen Neticaret’i kullanmaya başladım. Bir buçuk yıldır oldukça memnun olarak kullanmaya devam ediyoruz. Neticaret’i farklı yapan üç nokta var: Çok iyi destek veriyorlar, erişim ve teknolojik altyapı üst düzey ve en önemlisi genel olarak çok pratik ve amaca çok uygun bir sistem.

Sinan YENER/www.pcdepo.comMarkom Bilgisayar:

Dokuz yıllık bir şirketiz. Halihazırda, yedi yıldır kullandığımız kurumsal web sitemiz www.markom.com.tr üzerinden satış/tanıtım ve elektronik ticaret yapmamız, birçok bakımdan bizi zorluyordu. Satışını yaptığımız 25 binin üzerindeki ürün kaleminin içerik, resim ve fiyat güncellemelerinin yapılabilmesi için eleman istihdamı ve asli işimizi aksatacak gereklilikler yüzünden e-ticaret’e geçmekte zaman kaybediyorduk. Bize rehber olabilecek bir şirket araştırmaya başladık. Sonuçta E-Çözüm’ün sunduğu elektronik ticaret paketi Neticaret ile www.markomshop.com alan adını alarak, 2004 sonunda müşterilerimize sunduğumuz hizmeti çeşitlendirdik. e-ticaret sitemiz, bir yıl içinde ciromuzun yüzde 8’ini (aylık yaklaşık 95 bin dolar) tek başına getiren bir satış modeli oldu. Herkese tavsiye edebileceğim ekonomik, hızlı sonuç veren ve güvenli bir hizmet Neticaret.

Murat AYAĞ/www.markomshop.com


CASPER GENEL MÜDÜR YARDIMCISI KORAY KURHAN:


Maaşları kesmedik, bayi ağımızı ortada bırakmadıkCasper, krizde personeli ve bayi ağına sahip çıktı. Ne maaşları kesti ne de bayilik anlaşmasını iptal etti. Onlar da kendi şirketleriymiş gibi çalışarak karşılığını verdiFaaliyet hayatına 1991 yılında başlayan ve Türkiye’nin ilk yerli PC markalarından biri olan Casper, marka bilinirliğini kat kat artırarak çıktı krizden. Casper’ın başarılı kriz yönetimini Genel Müdür Yardımcısı Koray Kurhan’dan dinleyelim:
Personel çıkarmadık, hatta yenisini aldık: 2001 krizi, Türkiye’deki her sektörü derinden etkileyen ağır bir krizdi. Casper olarak biz, kriz başladığı andan itibaren esas şirket varlığımız olarak saydığımız personelimizi ve bayi ağımızı ayakta tutmaya çalıştık. Çoğu şirketin, krizin hemen başlarında personel indirimine gittiği ve buna ek olarak maaşlarda kesinti yaptığı bir ortamda, bütün personelimizle, ‘Birlikten kuvvet doğar’ adını verdiğimiz bir toplantı yaptık. Bu toplantıda tüm personele ‘işten çıkarma olmayacağı, herhangi bir maaş indirimine gidilmeyeceği, sadece ve sadece hepimizin moral bozukluğuna uğramadan işlerimize dört elle sarılmamız gerektiğini’ anlattık. Firmamızın en alt kademesinde çalışan personelinden en üst kademe yöneticilerine kadar herkesle, “Verimliliğimizi nasıl artırırız? Nasıl daha başarılı oluruz?” şeklinde toplantılar yaptık. Eylem planları hazırladık. Kriz döneminde, 120 civarında personelle çalışıyorduk. Krizden önce, şubat başında yazılım bölümümüzde görevlendirmek üzere bir arkadaşla iş görüşmesi yapmıştık. Kriz olmasına karşın, mart ayında o arkadaşımızı işe aldık. İşlerin çok düşmesine rağmen hem arkadaşımızın eğitimini aynı dönemde verdik. Böyle bir davranış da, ekip arasında konuştuğumuz konulara bir örnek oldu. Bugün ise 160 personelle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bayilerimize moral aşıladık:
Tüm satışlarımızı bayi kanalıyla gerçekleştirdiğimiz için bütün bayilerle, ilk günden itibaren üst yönetim olarak tek tek konuşup güven ve moral verdik. Ne olursa olsun, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal dinamiklerine hep beraber güvenmemiz gerektiğini anlattık. Üst yönetim olarak gerekirse, günde 18 saat çalıştık. İşimize ve başarımıza olan inancımızı, hem personelimize hem de bayi ağımıza aşıladık.
TL borçlarını dolara çevirmedik:
Krizin ilk günlerini atlattıktan sonra, ilk önce ödeme zorluğu içinde olan bayilerimizin borçlarını kendi çapımızda tekrar yapılandırdık. Casper olarak, kurlardan çok zarar etmemize rağmen, çoğu yerde yapıldığı duyumlarını aldığımız TL borçlarını dolara çevirme gibi bir anlayışa gitmedik. Aksine bayilerimiz TL borçlarını TL olarak ödedi. Dolar borcu bulunanlara ise, çeşitli kolaylıklar sağladık. Çok zarar etmemize rağmen, bu yöntemi seçme amacımız senelerdir bizimle çalışan iş ortaklarımızı ortada bırakmamak, onları kaybetmemekti. Ayrıca yeni bir bayi ağı kurma maliyetimizin, kaybettiğimizden daha fazla olacağını hesapladık. Bayilerimizle de bulundukları yerlerde verimliliklerini nasıl artıracakları konusunda fikirler paylaştık. Bu yöntemimiz, kriz döneminde hem bayilerimizin ayakta kalmasını sağladı hem de kriz aşıldıktan sonra bayi ağının, Casper firmasının iyi günde, kötü günde kader ortaklığı yapılacak bir firma olarak değerini artırdı. Bugün, başarımızın en büyük kaynağı, bayilerimizin her koşulda beraber çalışabileceğimizi bilmesidir.
Reklam kampanyaları yaptık:
2001 yılının ilk aylarını geçtikten sonra, ortalık biraz yatışınca, haziran ayıyla beraber reklam kampanyalarına başladık. Bu kampanyalarda ilk amacımız, bayilerin işlerini döndürebileceği kazanımı sağlamasıydı. Kârlarımızı minimize ettik. Hem son kullanıcının bu ekonomik koşullar altında alabileceği en iyi ürünleri sunduk hem de bayi ağının para kazanarak işyerlerinin çarkını döndürebilmelerini sağladık. Gururla söyleyebilirim ki, bu reklam çalışmalarımız sadece kendi bayi ağımızı değil, sektördeki tüm bilgisayar firmalarını etkiledi. Bizim reklamlarımızla diğer firmalar manevi olarak moral kazandığı gibi maddi olarak reklamın sinerjisinden yararlandı ve kendi satışlarını artırdı. PC satışlarımız katlanarak arttı: 2001 yılında toplam 23 bin PC ve notebook satışıyla yüzde 7 pazar payı olan Casper, 2005 yılında 136 bin 385 PC satışı yaparak yüzde 10’a yakın bir pazar payına ulaştı. Ayrıca, satış adetlerinden daha önemlisi, uluslararası bir pazar araştırma kuruluşu olan AC-Nielsen firmasının yaptığı araştırmalara göre, 2002, 2003 ve 2004 yıllarında marka bilinilirliği açısından Casper, açık arayla liderliğe oturdu. Tahminimiz, 2005 yılı verileri açıklandığında, marka bilinilirliğimizin daha da fazla artacağı. Örneğin, 2002 yılında 13.5 olan marka bilinirlik değeri, 2004 yılında 21.6 olarak ölçüldü. 2004 yılında, en yakın rakibimizin iki katından daha fazla marka bilinirlik değerimiz oluştu. Şirketler pazarlama harcamalarını kesmesin: Bizim inancımız, Türkiye’nin artık çok yol aldığı, çoğu ekonomik kriterleri yerine getirdiği yönünde. Fakat her türlü durumda, bizim şirketlere tavsiyemiz daima elemanlarına, çalıştıkları iş ortaklarına güvenmeleri. Kriz ortamında, iş potansiyellerini artıracak pazarlama faaliyetlerine daha çok önem versinler. Her şeyden önemlisi, kriz olsun olmasın, daima kendi iç bünyelerinde verimliliklerini artırmak için çalışsınlar.

Sunday, December 31, 2006

Anadolu Kaplanları daha büyük düşünüyor

Anadolu KOBİ'leri hem büyükşehirlerdeki hem de Anadolu'daki büyük şirketlere oranla bilişim yatırımlarına daha çok önem veriyor.Gamze GÖKERMicrosoft’un Bilişim2000 Etkinlikler kapsamında düzenlediği “e-iş günü”’nde Microsoft Enterprise Agreement (kurumsal anlaşma) müşterisi KOBİ’lerin Anadolu ağırlıklı olması dikkati çekti. “Anadolu KOBİ’leri daha büyük düşünüyor” şeklinde yorum yapan Microsoft Anadolu’dan Sorumlu İş Geliştirme Müdürü Nadide Sökmen, şirketlerin Windows2000 ve Exchange uygulamalarını yüzde 100 lisanslı olarak kullandıklarının altını çizdi. Konya’dan Kombassan Holding, Endüstri Holding, Gaziantep’ten Sanko Holding, Yozgat’tan Yimpaş Holding, Eskişehir’den Eti Şirketler Grubu Enterprise Agreement uygulamasını kullanan şirketlerden birkaçı.İçinde tüm Microsoft masaüstü uygulamaları bulunan Enterprise Agreement ile şirketler bir kez anlaşma yapıp Microsoft'un tüm ürünlerine (Office Set, Windows2000, Windows Platformu gibi) tam kullanıcı olarak ulaşma hakkına sahip oluyorlar.Anadolu'da büyük ve sektörlerinde lider olan şirketlerin bilişime yeterli önemi vermediğini hatırlatan Sökmen, 2001'de “e-iş günleri adını” alacak Teknoloji Penceresi seminerlerine devam etmeyi ve kurumsal bazlı şirketlerle birebir ilişkileri artırmayı hedeflediklerini açıkladı. Sökmen " Şirketlere bilişim altyapılarında en son teknolojiyi sunarak Türkiye'ye bir katma değer sağlamayı amaçlıyoruz. Anadolu'da düzenlediğimiz seminerler zincirine gösterilen ilgiden çok memnunuz" şeklinde konuştu. Sökmen, Anadolu'da lisanslamaya bu kadar önem verilmesinin diğer şehirler için de örnek teşkil ettiğine dikkati çekti.Anadolu'da ilk anlaşma Kombassan'danGeniş bir grup olan Kombassan Holding'de Mirosoft Enterprise Agreement ile birlikte şirketler arasında entegrasyon sağlandığını vurgulayan Kombassan Holding Bilgi İşlem direktörü Ulvi Bezirci, Anadolu'da ilk kurumsal anlaşmayı imzalayan şirketin Kombassan Holding olduğunun altını çizdi.Müşteri taleplerini karşılayabilmek, müşteri memnuniyetini artırmak amacıyla Enterprise Agreement'a dahil olduklarını belirten Eti Şirketler Grubu programcısı Bülent Çelik e-posta haberleşmesini sağlamak için Microsoft Exchange 5.5 eğitimlerine katıldıklarını ve böylece şirketler arasında entegrasyon sağlanabildiğini ifade etti. Çelik, platformlarını Windows2000 ortamına taşıdıklarını da sözlerine ekledi.

Kaynak : http://www.bthaber.net/

Yerli sermayemizi de anadolu kaplanlarını da destekliyoruz. Oyunları bozacağız , En iyisini yapacağız!!!

Bu yazıya Not Ver !