Showing posts with label türk mühendisler. Show all posts
Showing posts with label türk mühendisler. Show all posts

Saturday, February 24, 2007

DÜNYANIN EN HIZLI BÜYÜYEN 500 BİLİŞİM ŞİRKETİ ARASINA BU YIL 21 TÜRK ŞİRKETİ GİRDİ

Dünyanın üç önemli bölgesi Afrika, Avrupa ve Ortadoğu’da, en hızlı büyüyen 500 bilişim teknoloji şirketi arasında bu yıl 21 Türk şirketi yer aldı.
mob.jpgDünyanın denetim, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finansman hizmetleri alanında en önemli hizmet veren kurumlarından biri olan Deloitte tarafından düzenlenen yarışmada, Türk bilişim teknoloji şirketi “Mobilera”, üç bölgede değerlendirmeye alınan 500 şirket arasında 15. sırada yer aldı.

İstanbul‘da 2001 yılında kurulan şirket cep telefonu çözümü alanında Türkiye ve yurt dışında yaptığı yatırımlarla geçen yıl yüzde 6764 oranında büyüme sağladı. Diğer bir Türk bilişim teknoloji şirketi VeriPark, yüzde 2730 büyüme hızıyla en fazla büyüyen şirketleri sıralamasında 50‘inci sırada yer aldı. veripark.jpg

İngiltere 91 şirketle ilk 500‘e en fazla şirket sokan ülkeler sıralamasında ilk sırada yer alırken, Fransa 84 şirketle ikinci, 58 şirketle Almanya üçüncü sırada yer aldı.

Listede 21 şirketi bulunan Türkiye, bu alanda Avrupa‘da Rusya, Danimarka, Polonya, Çek Cumhuriyeti, ve Macaristan gibi ülkeleri geride bırakarak 9 sırada yer aldı. Dünyada geçen yıl bu alanda en hızlı büyüyen şirketi sıralamasında, İngiltere‘nin kablosuz BT hizmetleri şirketi MX Telekom şirketi ilk sırada yer aldı. İkinci sırada Almanya‘nın Q-Cells AG şirketi, üçüncü sıradaysa Hollanda‘nın Tom Tom N.V şirketi yer aldı. Dereceye girenlere ödülleri, Paris‘in tarihi Borsa binasında düzenlenen törenle verildi.

Kaynak:Dünya Gazetesi

Dünyanın en performanslı uçağında Türk imzası var

atalan_3.jpg

hakanatalan.jpgDünyanın en büyük uçak üreticilerinden Airbus’un Fransa ve Almanya’daki üreticileriyle çalışan Atalan Makine,A400M askeri lojistik uçağının tasarımcıları arasında yer alıyor.

Türkiye’de havacılık sektörüne Ar-Ge çalışması yapan ilk taşeron firma olan Atalan Makine, lojistik ve yakıt tüketimi açısından performansı en yüksek olan uçak modeli A400M’nin kabin uç kısmı tasarımı ile gövde kısmında tasarımlar yapıyor. 2006 yılının nisan ayında hem Türk hem Fransız vatandaşı olan mühendis üç kardeşin İzmir’de firma kurmaya karar verişinden sonra Airbus Fransa ve Almanya’dan iş alarak başladıkları çalışmalar, bugün sekiz mühendisin olduğu bir kadroyla devam ediyor.

Türkiye’nin teknoloji transferine seyirci kalmasına dayanamayarak İzmir’e yatırım yaptıklarını söyleyen Atalan Makine Teknik Müdürü Hakan Atalan, “Tasarım ve Ar-Ge konusunda Türkiye’de şimdiye kadar yapılmayan çalışmaları yapıyoruz. Türkiye’de bu işi yapan tek taşeron biziz” dedi.

Atalan, okuldan mezun olan mühendislere de iş olanağı oluşturarak hiç eğitim verilmeyen havacılık konusunda bir okul gibi eğitim verdiklerini, tüm mühendislerini önce Fransa’ya gönderdiklerini söyledi. Tusaş Havacılık ve Uzay Sanayi’nin (TAI) de Türkiye’deki Airbus’ın çalıştığı firma olduğunu ancak kendilerinin TAI ile değil Fransa ve Almanya ile çalıştığını bildiren Atalan, TAI’nin henüz dışarıdan destek almadan çalıştığını ancak ileriki dönemde TAI ile çalışmak istediklerini belirtti.

Jet motoru için çalışıyoruz

Roket motoru olarak bilinen jet motorunun Ar-Ge çalışmalarını da yaptıklarını dile getiren Atalan, Türk Silahlı Kuvvetleri ve savunma sanayiine üzerinde çalıştıkları jet motoru ve daha gelişmişlerini sunmayı hedeflediklerini söyledi. Atalan, “Made in Turkey jet motoru yapmak için çalışmalarımız sürüyor. Yerli üretim, halkın arabası Fiat’ın Murat 124 modelinde bunu deneyerek ilgi çekmeyi düşündük. Çalışmalarımızı bu aylarda bitirecektik ancak A400M’e tasarım yapmaya başlayınca ertelemek zorunda kaldık. Motorun prototipi yapıldıktan sonra katı ya da sıvı yakıtla her yerde ve her türlü kullanılabilir. Maliyeti en aza düşürecek projeler geliştirerek Türkiye’de ilk defa jet motoru üretmek istiyoruz. Almanlar, Fransızlar bunu başarmış ve büyük bir üstünlük sağlamışlar, biz de gücümüzü dünyaya göstermek istiyoruz, bu bizim görevimiz” dedi.

Atalan Makine

Monday, January 1, 2007

CASPER GENEL MÜDÜR YARDIMCISI KORAY KURHAN:


Maaşları kesmedik, bayi ağımızı ortada bırakmadıkCasper, krizde personeli ve bayi ağına sahip çıktı. Ne maaşları kesti ne de bayilik anlaşmasını iptal etti. Onlar da kendi şirketleriymiş gibi çalışarak karşılığını verdiFaaliyet hayatına 1991 yılında başlayan ve Türkiye’nin ilk yerli PC markalarından biri olan Casper, marka bilinirliğini kat kat artırarak çıktı krizden. Casper’ın başarılı kriz yönetimini Genel Müdür Yardımcısı Koray Kurhan’dan dinleyelim:
Personel çıkarmadık, hatta yenisini aldık: 2001 krizi, Türkiye’deki her sektörü derinden etkileyen ağır bir krizdi. Casper olarak biz, kriz başladığı andan itibaren esas şirket varlığımız olarak saydığımız personelimizi ve bayi ağımızı ayakta tutmaya çalıştık. Çoğu şirketin, krizin hemen başlarında personel indirimine gittiği ve buna ek olarak maaşlarda kesinti yaptığı bir ortamda, bütün personelimizle, ‘Birlikten kuvvet doğar’ adını verdiğimiz bir toplantı yaptık. Bu toplantıda tüm personele ‘işten çıkarma olmayacağı, herhangi bir maaş indirimine gidilmeyeceği, sadece ve sadece hepimizin moral bozukluğuna uğramadan işlerimize dört elle sarılmamız gerektiğini’ anlattık. Firmamızın en alt kademesinde çalışan personelinden en üst kademe yöneticilerine kadar herkesle, “Verimliliğimizi nasıl artırırız? Nasıl daha başarılı oluruz?” şeklinde toplantılar yaptık. Eylem planları hazırladık. Kriz döneminde, 120 civarında personelle çalışıyorduk. Krizden önce, şubat başında yazılım bölümümüzde görevlendirmek üzere bir arkadaşla iş görüşmesi yapmıştık. Kriz olmasına karşın, mart ayında o arkadaşımızı işe aldık. İşlerin çok düşmesine rağmen hem arkadaşımızın eğitimini aynı dönemde verdik. Böyle bir davranış da, ekip arasında konuştuğumuz konulara bir örnek oldu. Bugün ise 160 personelle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bayilerimize moral aşıladık:
Tüm satışlarımızı bayi kanalıyla gerçekleştirdiğimiz için bütün bayilerle, ilk günden itibaren üst yönetim olarak tek tek konuşup güven ve moral verdik. Ne olursa olsun, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal dinamiklerine hep beraber güvenmemiz gerektiğini anlattık. Üst yönetim olarak gerekirse, günde 18 saat çalıştık. İşimize ve başarımıza olan inancımızı, hem personelimize hem de bayi ağımıza aşıladık.
TL borçlarını dolara çevirmedik:
Krizin ilk günlerini atlattıktan sonra, ilk önce ödeme zorluğu içinde olan bayilerimizin borçlarını kendi çapımızda tekrar yapılandırdık. Casper olarak, kurlardan çok zarar etmemize rağmen, çoğu yerde yapıldığı duyumlarını aldığımız TL borçlarını dolara çevirme gibi bir anlayışa gitmedik. Aksine bayilerimiz TL borçlarını TL olarak ödedi. Dolar borcu bulunanlara ise, çeşitli kolaylıklar sağladık. Çok zarar etmemize rağmen, bu yöntemi seçme amacımız senelerdir bizimle çalışan iş ortaklarımızı ortada bırakmamak, onları kaybetmemekti. Ayrıca yeni bir bayi ağı kurma maliyetimizin, kaybettiğimizden daha fazla olacağını hesapladık. Bayilerimizle de bulundukları yerlerde verimliliklerini nasıl artıracakları konusunda fikirler paylaştık. Bu yöntemimiz, kriz döneminde hem bayilerimizin ayakta kalmasını sağladı hem de kriz aşıldıktan sonra bayi ağının, Casper firmasının iyi günde, kötü günde kader ortaklığı yapılacak bir firma olarak değerini artırdı. Bugün, başarımızın en büyük kaynağı, bayilerimizin her koşulda beraber çalışabileceğimizi bilmesidir.
Reklam kampanyaları yaptık:
2001 yılının ilk aylarını geçtikten sonra, ortalık biraz yatışınca, haziran ayıyla beraber reklam kampanyalarına başladık. Bu kampanyalarda ilk amacımız, bayilerin işlerini döndürebileceği kazanımı sağlamasıydı. Kârlarımızı minimize ettik. Hem son kullanıcının bu ekonomik koşullar altında alabileceği en iyi ürünleri sunduk hem de bayi ağının para kazanarak işyerlerinin çarkını döndürebilmelerini sağladık. Gururla söyleyebilirim ki, bu reklam çalışmalarımız sadece kendi bayi ağımızı değil, sektördeki tüm bilgisayar firmalarını etkiledi. Bizim reklamlarımızla diğer firmalar manevi olarak moral kazandığı gibi maddi olarak reklamın sinerjisinden yararlandı ve kendi satışlarını artırdı. PC satışlarımız katlanarak arttı: 2001 yılında toplam 23 bin PC ve notebook satışıyla yüzde 7 pazar payı olan Casper, 2005 yılında 136 bin 385 PC satışı yaparak yüzde 10’a yakın bir pazar payına ulaştı. Ayrıca, satış adetlerinden daha önemlisi, uluslararası bir pazar araştırma kuruluşu olan AC-Nielsen firmasının yaptığı araştırmalara göre, 2002, 2003 ve 2004 yıllarında marka bilinilirliği açısından Casper, açık arayla liderliğe oturdu. Tahminimiz, 2005 yılı verileri açıklandığında, marka bilinilirliğimizin daha da fazla artacağı. Örneğin, 2002 yılında 13.5 olan marka bilinirlik değeri, 2004 yılında 21.6 olarak ölçüldü. 2004 yılında, en yakın rakibimizin iki katından daha fazla marka bilinirlik değerimiz oluştu. Şirketler pazarlama harcamalarını kesmesin: Bizim inancımız, Türkiye’nin artık çok yol aldığı, çoğu ekonomik kriterleri yerine getirdiği yönünde. Fakat her türlü durumda, bizim şirketlere tavsiyemiz daima elemanlarına, çalıştıkları iş ortaklarına güvenmeleri. Kriz ortamında, iş potansiyellerini artıracak pazarlama faaliyetlerine daha çok önem versinler. Her şeyden önemlisi, kriz olsun olmasın, daima kendi iç bünyelerinde verimliliklerini artırmak için çalışsınlar.

Bu yazıya Not Ver !